
Range Rover, tarihindeki ilk tamamen elektrikli modelini yollara çıkarmaya hazırlanıyor. Range Rover Electric, markanın geleneksel lüks ve arazi yeteneklerini tamamen elektrikli güç aktarma sistemiyle bir araya getirirken, ABD’de 138 bin dolardan başlayan fiyatıyla yıl sonuna doğru bayilerde yerini alacak.
2021 yılından bu yana geliştirilen model, Range Rover’ın benzinli ve elektrikli versiyonlarının birlikte kullanılmasına imkan veren MLA platformu üzerine inşa edildi. JLR, model için çift motorlu dört tekerlekten çekiş sistemi, yeni nesil batarya, 800 volt elektrik mimarisi ve üretim altyapısına önemli yatırımlar yaptı. Batarya ve elektrik motorları da JLR’ın Wolverhampton’daki tesisinde şirket bünyesinde üretiliyor.


Range Rover Electric’te 118,5 kWh kapasiteli batarya ve iki adet 260 kW sabit mıknatıslı elektrik motoru görev yapıyor. Sistem toplam 542 HP güç ve yaklaşık 850 Nm tork üretirken, model 0’dan 96 km/s hıza 4,3 saniyede ulaşabiliyor. EPA tahminlerine göre tek şarjla sunulan menzil ise 536 kilometreye kadar çıkıyor.
Elektrikli dönüşüm, Range Rover’ın arazi karakterinden taviz vermesi anlamına gelmiyor. Marka, aracın yaklaşık 90 santimetrelik sudan geçebildiğini ve 45 derecelik eğimlerde ilerleyebildiğini belirtiyor. Integrated Traction Management sistemi motor hızlarını 50 milisaniye içinde kontrol ederek çekiş kaybını önlüyor ve içten yanmalı Range Rover’a göre 100 kata kadar daha hızlı tepki verebiliyor.
JLR, Range Rover Electric için 300’den fazla patent başvurusunda bulundu. Bunlardan biri olan ThermAssist termal yönetim sistemi, bataryanın şarj hızını, kullanım ömrünü ve farklı hava koşullarındaki performansını optimize ediyor. Sistemin tek şarjda menzile yaklaşık 40 kilometreye kadar katkı sağlayabildiği ve bataryanın ısıtılması için gereken enerjiyi yüzde 40’a kadar azaltabildiği belirtiliyor.
Modelin geliştirme sürecinde kaliteye de özel önem verildi. Ön üretim araçları, İsveç’te eksi 40 dereceye ulaşan koşullardan Dubai çöllerindeki yüksek sıcaklıklara kadar 1,45 milyon kilometrenin üzerinde test edildi. JLR ayrıca komponentler üzerinde 250 bin saatten fazla sanal ve fiziksel test gerçekleştirdi. Programın ileri aşamalarında kullanılan ilk elektrik motorlarının performans ve kalite hedeflerini karşılamaması üzerine motor tasarımı da değiştirildi.
Range Rover Electric, pahalı elektrikli otomobillere yönelik talebin birçok pazarda beklentilerin altında kaldığı bir dönemde satışa çıkacak. JLR ise modeli öncelikle bir elektrikli otomobil değil, bir Range Rover olarak konumlandırıyor. Markaya göre elektrikli güç aktarma sistemi sessiz sürüş, hızlı çekiş kontrolü ve yüksek performans gibi özellikleriyle Range Rover’ın lüks karakterini daha da ileri taşıyacak.




